1971 WHO konsültasyon toplantısında başlıca kazanım:
İlaç izlemi için ulusal merkezlerin kurulumuna sahip çıkmak
Rehberler sağlamak
Ulusal merkezlerin uluslar arası sisteme olabilecek katkısını belirlemek olmuştur.
İlaca ait advers reaksiyonları tanıma için gerekli sürenin azaltılabileceği ve reaksiyonun öneminin daha hızlı değerlendirilmesi planlanmıştır. Bu toplantıda
Sağlık uygulayıcılarından veri toplanması
Toplumların sistematik izlemi
Sağlık istatistikleri ve ilaç kullanma verisinin gözden geçirilmesi ve giren verilerin etkin şekilde analizinin farmakovijilansın amaçlarının kazanılması için gerekli olabileceğine dikkat çekilmiştir.
1968 yılında Uluslar arası programın başlamasıyla birçok şey başarıldı:
Pilot proje günümüzde İşveçdeki Uppsala İzlem merkezi (UMC) tarafından koordine edilen ve uluslar arası board ile yürütülen “Uluslar arası ilaç izlemi için WHO programına” dönüşmüştür.
Program genişleyerek 60 üye ülkeden fazlasını kapsamıştır.
Birçok ülkede bölgesel bildirim merkezleri, ilgili gruplar, bu işe adanmış dâhili tıp ve farmakoloji departmanlarında birimler ve zehir bilgi merkezleri ve diğer hükümet dışı organizasyonlar geliştirilmiştir.
Farmakovijilans merkezlerinin lüks, sadece gelişmiş ülkelerde karşılanabilir oldukları fikri güvenli farmakovijilans sisteminin tüm ülkelerde halk sağlığı ve ilaçların rasyonel, güvenilir ve ekonomik kullanımı için gerekli olduğu gerçeği ile yer değiştirmiştir.
Düzenleyici alt yapıların kurulu olmadığı yerlerde ilaç izleme sistemi, hastalardaki hasarın saptanması ve en aza indirilmesi ve potansiyel bir felaketin önlenmesi için etkin ve ekonomik bir yoldur.