Pazarlama öncesinde ilaç güvenliği verilerinin sınırları iyi anlaşılmıştır. Bu, ilaç endüstrisinin ilaçların gözden geçirilme süresini kısaltmaya yönelik ilaç denetçilerine artan baskıları ile daha da kötüye gitmektedir. Farmakolojik güvenlik, ilaç denetiminin vazgeçilmez bir bileşeni halini almıştır. Gelişmekte olan ülkelerdeki ön görülebilir gelecekte bu durum mükemmel bir sistemden uzak olsa da spontan denetimin gelenekselleşmesi ile sonuçlanacak gibi görünmektedir. Birçok gelişmekte olan ülkenin bu amaçlara yönelik tam gelişmemiş sistemleri bulunmakta ve hatta farmakolojik güvenlik sistemleri bulunmamaktadır. Sağlık profesyonelleri, denetleyiciler ve uygulayıcılar arasında aktif bir destek ve katılım eksiktir. Advers etkilerin sağlık profesyonelleri tarafından göz ardı edilerek raporlanması tüm ülkelerde büyük bir sorun olarak yerini korumaktadır. Pazarlama sonrası gözetim kendine özel kaynakları ile bilgiyi, altyapıyı ve uzmanlığı oluşturur. Örneğin, farmakolojik güvenliğin uygun bir şekilde yürütülmesi için riskler ve zararlar hakkındaki bilgiye ulaşılabilmelidir. Verilerin orijinal değerlendiricilerinin tavsiye ve görüşlerini de içeren tescil öncesi dosyalar dengeli ve klinik olarak konuyla ilgili bir karar alınacaksa gereklidir. Olaylara verilecek tepkiler ve medya raporlarının yanı sıra aktif soruşturma ve ayrıntılı klinik inceleme bu çalışmanın olmazsa olmaz araçlarıdır. Birçok ülkede farmakolojik güvenlik ve ilaç denetleme onayları ulusal denetleme otoritesi tarafından atanmış ve doğrudan bu otoriteye bilgi veren advers etki tavsiye komitesine bağlanmıştır. Komite bağımsız klinik tıp, epidemiyoloji, pediatri, toksikoloji ve klinik farmakoloji uzmanlarından oluşur. Böyle bir düzenleme sağlık personeline güven verir ve bu düzenlemenin toplum sağlığına önemli katkıda bulunması beklenebilir.